çirkin olmak

A
çirkin olmak en yüzeysel anlamıyla güzel olmamaktır.en az güzellik kadar görecelidir.gerçi gunumuzde her tarafı takma çıkarma çin malı güzel (?) hatun ki$ileri gördükçe daha çok severim çirkin olanları, en azından kendi çirkinliğimi severim, keza en güzelinden bile daha doğaldır çirkin olmak.ona buna benzemezsiniz güzel olmak adına, kendi halinizde çirkin çirkin ya$arsınız.

sonra bir gün biri gelir dı$ınızdaki çirkinliği değil içinizdeki güzelliği görür, o zaman dünyanın en güzel insanı olursunuz.

güzel’dir çirkin olmak.
dezavantajdır. ama çok da büyük bir sorun değildir.

yalnız burada bir nüans var; kendini kabullenceksin. güzel ya da yakışıklı olmak övünülecek bir şey değil. onlar allah’ ın sana bahşettiği lütuflar. senin kendine özen göstererek oluşturduğun pay %5’ i geçmez. bu nedenle, bu vasıflarla övünmeyi de doğru bulmam. çirkin olmayı utanacak bir şey gibi görenleri de doğru bulmam. herkes çok güzel ya da yakışıklı olmak zorunda değil. çirkinsen, bunu kabulleneceksin. çirkin olduğun halde çok güzelmişsin ya da çok yakışıklıymışsın gibi davranırsan asıl o zaman komik duruma düşüyorsun işte. kasma bu kadar.
Kendinle barışıksın. Bu konuda bir iddaan yok. Neredeyse hiç kafana da takmıyorsun. Ama olup olmadık bir zamanda çirkin olduğunu başkasından duymak, öyle bir pis bir şeydir ki, o an yerin dibine girmek istersin.

Hani kavga sebebi değil, övgü hiç değil. Öyle muallak bir his işte.

hayatım boyunca hiç kimsenin dış görünüşü hakkında yorum yapmadım. Tamam belki çirkin olmam yorum hakkımı kısıtlıyor ama kişiyi direk dış görünüş ile yargılamak büyük kayıp.

Bu yüzden rica ediyorum, bir insanın kusurunu dolaylı ve direkt yüzüne vurmayın. Tutup çirkin arkadaşınızla foto çekinmeye falan çalışmayın. Bunları düşünmek zor değil.
A