ilk buluşmada seks yapmak isteyen erkek

aslında ilk buluşmadan önce, buluşma esnasında ve buluştuktan sonra da seks yapmak istiyordur. ancak niyetini gizlemeden direkt açığa vurduğu için oyunu kurallarına göre oynayamamış ve ürkek ceylanı kaçıran avcı durumuna düşmüştür. halbuki yalandan da olsa romantik takılsa, seks yokmuş gibi davransa, birazcık dişini sıksa, belki de avını yakalayabilecekti

24 haziran 2007 evanescence istanbul konseri

konser demenin haksızlık olacağı süresi itibariyle (1 saat 10 dakika) daha çok dinleti tanımını hakeden yaz gecesi aktivitesi. amy lee’nin enerjisi, hareketliliği ve butun bu performansına karşın ortalığı yıkan sesi gecenin öne çıkan unsurlarıydı. seyirci ile iletişimi oldukça sıcaktı. ama..

amy ablamız dinleti boyunca istanbul’da olduguna inanamadıgı, burada boyle bir kitlenin varolmasına çok şaşırdığı manasına gelen şeyler soyleyip durdu. iyi niyetinden kuşkum olmasa da (ulusalcı paranoyam da olabilir) birazcık ’siz turk insanları ingilizce şarkıda mı dinlermiş, ne akıllıymış bunnar megersem’ tadında sevilmiş gibi hissettim kendimi. kısacası bokunu çıkardı. dunyada boylesine bir üne sahip olan bir grubun (bir başka husus: artık grup yok sadace amy var gibi) dunyadan daha bir haberdar olmasını beklerdim.bu kadar kısa sürmesini ise daha iki albümlük bir grup olmalarına veriyorum.

evanescense’ın sevdiğim parçaları var. şarkılarındaki sertlik dozu bence oldukça akilane ayarlanıyor. piyano kullanımı turkulere bu enstrumanı sokan bir yavuz bingöl yumuşaklığı yaratıyor (dalga geçmiyorum hoşuma giden birşey bu). fakat geçenlerde okudugum bir röportajlarında evaescence’ın yaptıgı muzik artık evanescence tarzıdır demişler, yanılıyolar. daha boyle birşeyden bahsedilebilmesi için en azından iki albumden daha fazla uretmek bir başka ifadeyle 1 saatten daha uzun bir süre sahnede kalmaya yetecek kadar şarkıya sahip olmak gibi bir onkosulu yerine getirmek lazım. bence zannettikleri tarz ritm ve akor konusunda kendini tekrar etmekten başka birşey değil. tarz, şarkıların birbirine benzemesinden daha farklı birşeydir (coştum).

şimdiki lafım evanescence’a değil. geçen yıl bu zamanlar aynı mekanda bir abinin konserine gitmiştim. ve bu konserde o abi muzikte yaratıcılıgın sadece akorlar, notalar ve sozlerle sınırlı olmadığını sahne denilen nesnenin ve kavramın kullanıma göre insanları ruhlarından (ki en zor hedeftir) vurmayı becerebilen ender silahlardan biri oldugunu hepimize gostermişti. işte belki de o guzel yaz gecesinin hatırına artık başka bir konseri maalesef begenemiyorum.

(bkz:20 haziran 2006 roger waters konseri )
(bkz:pink floyd dan sonra hicbir grubun kesmemesi)

an american haunting

başrolleri donald sutherland ve sissy spacek’in paylaştıkları 2005 yapımı korku filmi an american haunting, 1818-1820 yılları arasında abd’nin tennessee eyaletinde yaşadığına inanılan ve resmi kayıtlara da geçen ve gerçek olduğuna inanılan bir öyküyü işliyor. yirminin üzerinde kitaba da konu olan ve abd’de bir insanın bir hayalet tarafından öldürülmesinin kayıtlara geçen tek örneği bell witch hikayesini konu alan an american haunting, içinde birçok hata bulunduran ve özensiz yapıldığı izlenimi veren oldukça kötü bir film…

bell ailesi, tennessee’deki çiftliklerinde yaşamlarını sürdürmektedir. duyulan garip sesler ve tuhaf, siyah bir kurtun ortaya çıkması bell ailesinin huzurunu kaçırır. garip olayların ardında bir hayaletin olduğuna inanan ailenin hayatı gitgide ürkütücü bir hal alır. kötü ruhtan kurtulmaya çalışan ve bunun için her yolu deneyen bell ailesi, hayaletin aile bireylerinden birini öldürmesiyle sarsılır…

yönetmen:courtney solomon

oyuncular:donald sutherland “john bell”, sissy spacek “lucy bell”, rachel hurdwood “betsy bell”, james d’arcy “richard powell”, matthew marsh “james johnston”

kaynak:http://www.korku.org

you are the only one

sentenced in en iyi sarkısı sözleri soyledir efendim


you´re the light at the end of the tunnel
the beacon fire in the dark
the glimmer of hope and truly the meaning of my life

i say this with all of my heart:

you are the only one for me
year to year, in words and deed
in all this chaos the trace of clarity
you are the only one i see
my first and last, my all and everything
you are the one

when dusk falls and obscures the sky
you´re the shine of the northern star
no dead of night can fade the brilliance of your light

i say this, holder of my heart:

you are the only one for me
year to year, in words and deed
in all this chaos the trace of clarity
you are the only one i see
my first and last, my all and everything
you are the one

you are the only one
in the heart of winter the comfort of the sun
you are the one, my love, my love...you are the one

fikrimin ince gülü

fikrimin ince gülü,
kalbimin şen bülbülü
o gün ki gördüm seni yaktın ahh,yaktın beni!

gördüğüm günden beri
olmuşum inan deli.
o gün ki gördüm seni yaktın ahh,yaktın beni!

ateşli dudakları,
gamzeli yanakların
o gün ki gördüm seni yaktın ahh,yaktın beni!


sema isimli efsane kadınlardan olan bir şarkıcının seslendirdiği harika bir şarkı.ekho yapımcılıktan çıkan bu albümü dinlerken çok çok uzaklara gideceksiniz.

ırkçılık

bir beyin hastalığı ideolojiye falan girmeyeceğim.bir ara bende de vardı.tabii gelişerek ve okuyarak değiştim şimdi o günlerimi hatırlayınca kendime çok gülüyorum .fakat aldığım kültür buna elverişliydi.ilköğretimden itibaren kürt yoktur vs.uzatılabilir bu liste.bunda en büyük pay sahibidir.

olimpiyat

aşağıdaki spor dallarında artık madalya verilmemektedir:

halat çekme
halat çekme, 1900, 1904, 1906 (ara oyunlar), 1908, 1912 ve 1920 olimpiyatlarında, bir atletizm branşı olarak yer aldı.

golf
1900’de ve 1904’te olimpiyatlarda yer aldı. 1900’de, hem kadınlar hem de erkekler için iki ayrı kategoride düzenlendi. son yıllarda, golfün yeniden olimpiyat sporlarından biri olması için uğraşlar sürüyor.

rugby
topun ayakla vurulmaktan çok elde taşındığı rugby, 1900, 1908, 1920 ve 1924 olimpiyatlarında yer aldı.

polo
1900, 1908, 1920, 1924 ve 1936’da olimpiyat oynandı.

lacrosse
raket benzeri sopalarla oynanan bir hokey türü olan lacrosse, 1904 ve 1908 olimpiyatlarında resmi spordu. 1928, 1936 ve 1948 olimpiyatlarında ise gösteri sporu olarak yer aldı.

diğer eski olimpiyat sporları
kriket
kroket (fransa kökenli kriket benzeri başka bir spor)
jeu de paume (fransa kökenli raket yerine elle oynanan bir tür tenis)
pelote basque (raket yerine ellerin kullanıldığı, açık havada oynanan bir tür squash)
power boating
rackets (squash’in atası sayılan bir kapalı alan oyunu)
rink hokey (tekerlekli patenlerle oynanan kapalı salon hokeyi.)
roque (bir tür kroket)
su kayağı

iyimser bir gül

sozler yusuf hayaloglu yorum ahmet kaya..super bir $arkidir..sozleri de cok icten, cok duygusaldir.

uyandim seni dusundum
birden bire duvar birden bire gece yarisi
uyandim seni dusundum hadi yar
ay gogsumun ay gogsumun sol yarisi.

su bulaninca
meydanlarda sesin, sesin, sesin yirtilinca
hic dostun kalmayinca
sarsilmis bir omrun basamaklarindan
gorusmeye gel ne olur
iyimser bir gul olsun dudaklarinda
iyimser bir gul olsun dudaklarinda
iyimser bir gul olsun dudaklarinda

dert etme iyiyim ben
ara sira mahser ara sira yasama hirsi
dert etme iyiyim hadi yar
ay huznumun ay huznumun tutun sarisi

kan bulasinca
yanginlarda yuzun, yuzun, yuzun parlasinca
saclarin tutusunca
zorlanmis bir hukmun tutanaklarin
gorusmeye gel ne olur
iyimser bir gul acsin yanaklarinda
iyimser bir gul acsin yanaklarinda
iyimser bir gul acsin yanaklarinda.